AZERBAYCAN’ın bağımsızlık mücadelesinin önderlerinden, şair ve yazar Sabir Rüstemhanlı’nın 70’inci doğum günü, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanlığı ve Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı’nın düzenlediği etkinlikle kutlandı.

Fatih Kültür Merkezi’nde önceki gün yapılan etkinlikte, İBB Sosyal Medya Koordinatörü Özcan Ünlü’nün yönetiminde Ord. Prof. Dr. Rafael Hüseyinov ile Prof. Dr. Ali Yavuz Akpınar, Prof. Dr. Gülşen Alışık Rüstemhanlı’nın siyasi ve sanatçı kişiliğini anlattı.İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın önsözüyle Özcan Ünlü’nün yayıma hazırladığı Rüstemhanlı’nın şiirlerinden bir seçki olan ‘Yurdumun En Güzel Nağmesi’ adlı kitap da davetlilere sunuldu.

Etkinliğe Sabir Rüstemhanlı’nın yanı sıra Azerbaycan Başkonsolosu Kenan Murtuzov, Azeri bakanlar, Türk Eğitim-Sen Başkanı İsmail Boncuk, Macar-Turan Vakfı Başkanı Adras Biro ile Rüstemhanlı’nın eşi Tenzile Rüstemhanlı da katıldi. Tenzile Rüstemhanlı, 1990-93 yılları arasında Karabağ’da Ermenistan’a karşı savaşan 78 gazi kadından biri. Sabir Rüstemhanlı, sanatçı siyasetçi olarak Azerbaycan’ın yakın tarihindeki rolünü şöyle anlattı:

MİLLET EDEBİYATÇILARA İNANDI
“Sovyetler Birliği’nin dağıldığı dönemde, benim bir vatandaş olarak omuzlarıma aldığım görev vardı. O görev de edebiyattan kaynaklanıyordu. Çünkü o zamanAzerbaycan’da öne çıkan siyasetçiler, siyasi parti yoktu. Topraklarımızı savunmak için milleti alanlara toplamak lazımdı. Millet görevlilere, Komünist Parti yöneticilerine, gazetecilere, çoğu bilim adamına inanmıyordu. Millet, doğruları söyleyen birkaç insana inanıyordu. O zaman benim birkaç şiir kitabım çıkmıştı. Gence adının yasak olduğu dönemde, Gence Kapısı, Kan Hafızası bunlardan biriydi. Sonra Ömür Kitabı çıktı. Millet meydanlara çıkarken edebiyatçılara inandı. Bahtiyar Vahapzade, Halil Rıza Ulutürk… 1986-87 yıllarıydı. Ebulfez Elçibey de saygın bir bilim adamıydı. Siyasi değil, edebi hareket vardı. Çamlıbel Derneği’nde şiir kitaplarımı tartışıyorlardı. Elçibey’le birlikte 11 kişi Varlık Derneği’ni kurduk. Bu dernek, daha sonra Sovyetler’e karşı millet hareketine rehberlik etti.

1988 Kasım’ında 1 milyon insanı Azatlık Meydanı’na biz topladık. 18 gün süren bu hareketi iki kişi yönetti. Biri bendim, diğeri de fabrika işçisi Nimet Penahlı’ydı. Meydana Elçibey de gelirdi. 1989’da bu meydan hareketinde yetişen insanlarla Halk Cephesi’ni kurduk. Elçibey de başkanı oldu. Elçibey dönemi başladı ve lider oldu. Sovyetler Birliği yıkılmamıştı henüz. Azerbaycan adlı gazete çıkardım. 500 bin tirajlıydı. Azerbaycan’daki tek bağımsız gazeteydi. 1990 Ocak’ta Rus ordusu girdi, 131 kişiyi öldürdü. Rus askerleri benim gazetemin binasını da alt üst etti. Aynı yıl ekim ayında yapılan seçimlerde millet beni Halk Cephesi’nden milletvekili seçti. 25 kişi parlamentoda grup kurduk, Eşbaşkan oldum. Komünist Parti’nin 360 milletvekili vardı. Açlık grevi yaptık, sabahlayıp nöbet tuttuk, terk ettik, döndük. 1991’de Basın Yayın ve Enformasyon Bakanı oldum. 25 yıl milletvekilliği yaptım.
46 yıllık yazarlığım var. 27 kitabımdan dokuzu Türkiye’de yayınlandı. Şiir, roman, tarihi araştırmalarım, makalelerim var. Sanatçı iflah olmaz muhaliftir. Ben kendime de herkese de muhalifim. Sanatçı, milletin sesi olmalı. Kitaplarıyla topluma yol göstermeli.

ÖMÜR KİTABI: KIZLARA ÇEYİZ
Şubat 1988’di. Arkadaşlarıma, ‘Bugün kefenimi boğazıma giyip Azatlık Meydanı’na gidiyorum’ demiştim. Hava çok soğuktu. Konuşma yaparken genç ve güzel bir kadıngelip beyaz atkısını boynuma sardı. O benim kefenimdi. Beyaz atkı yaygınlaştı, meydana inen on binlerin boynunda beyaz atkılar vardı. Gençlerin ellerinde de ‘Ömür Kitabı’ adlı kitabım. Öyle ki babalar, kızlarına çeyiz olarak Ömür Kitabı’nı alıyorlardı. Beyaz atkıyı yine bir miting sonrasında genç ve güzel bir kadına verdim. Eğer yaşıyorsa, o atkıyı saklıyordur hâlâ.”

Hürriyyət

Comments are closed.