Tənzilə Rüstəmxanlı

Türkiye seçime gidiyor ve Türk Dünyasının kalbi Türklerin seçiminde…
Biz bir millet, iki devletiz, sevincimiz ve üzüntümüz aynı, bir birimizin acısını kalbimizede hissederiz. Aynı tarihi paylaşmışız, sözün geniş anlamında kader ortağıyız.
Türkiye`de baş veren olaylar anında Azerbaycan`da yankı bular, tarih sayfalarına baktığımızda aynı acılar, aynı anda canımızı yakmış ve biz bu acıları bizlere yaşatanları çok zaman masamızda,süfremizin baş köşesinde oturtmuşuz.
Kader ortaklığı olan tarihimizden biri de sözde “Ermeni Soykırımı” yalanıdır.
Gerçi artık, sözde yalan olmaktan çıkardılar ve bu yalana inanmak isteyen Hiristian dünyasını arkalarına alarak, bizim verdiyimiz tavizler sonucunda Türk Milletine soykırımçı gömleğini giydirmek peşindeler ki, nerdeyse onu bile yapacaklar.
Ermenilerin gerçek soykırım yaptıkları Azerbaycan Türklerinin çektiği acıları ise görmek istemiyorlar. Uzun yıllardır, Doğu Anadolu`da Azerbaycan`da, Nahçivan`da, Karabağ`da ermenilerin yaptıkları soykırımı belgelerle sunan yüzlerle bilim insanlarının yazdıklarını görmez, söylediklerini ise duymaz oldular. Niyetleri gerçek soykırım yapanlarla mücadile değil, Türk milletinden kisas almaktır. Senmisin, haçlı seferlerinin önünü kesen, senmisin Vyana kapılarına dayanan, senmisin Bizans`ın adaletsiz düzenine son veren ve dünyanın başkenti İstanbul`u fetheden, senmisin Çanakkale`de bunların burnunu oyub, Kurtuluş savasında planlarını suya düşüren, “geldikleri gibi giderler” diyen.

***

Silahla yenemeyeceklerini anladıkları için sihirli sözcükler buldular ki, onlardan biri de Demokrasidir.
Nasıl bir sihirse,her kesin dilinde gül açtı ve bu sözün sihrinden mazlumlar nasibini göz yaşlarıyla almakdalar.Biz tarih boyu,milletlerarası savaşların, dinlerarası çatışmaların, mezheb kavgalarının alovlanmasında, mazlumların canlarının acımasızcasına yanmasında Kiliselerin, hıristian din adamlarının ve Vatikanın rolunu bildik ve gördük. Vatikan`ın her türlü fitne-fesat yuvası olduğunu bildiğimiz halda bundan netice çıkaramadık. Haçlı seferlerinde üstümüze gelen tapınak şovalyelerinin fikir babalarının da Vatikan`dakı din adamlarının olduğunu iyi biliriz ve bildiyimiz tuzaklara da düşürüz.
Şimdi de Türkiyenin seçime adapte olduğu bir dönemde, gündemi Papa Fransis`in sersem açıklaması tutmuş… Ne olmuş yanı,beklenmedik bir açıklamamı yapmış? Bunu biz istemedikmi, bu ortamı biz yaratmadıkmı? Müslüman Türkiye`ni her türlü dinlerden olan haçlı zihniyyetinin çatışma alanına biz çevirmedikmi? Ruhban okullarını biz açmadıkmı? Kendisini aydın bulanlar ermenilerden üzür dilemedimi?
“Hepimiz ermeniyiz” diyenlere yürüme iznini biz vermedikmi? Başbakan`a ermenini baş danışman biz yapmadıkmı? Türk Milletinin ve Türk Devletinin temelini çokdürecek anlaşmaları biz yapmadıkmı? Teröristbaşını baş müzakereci biz yapmadıkmı? Her türlü ihanetler içinde olanlara Akil İnsan gömleğini biz geydirmedikmi? Onun için canımız hala çok yanacak… Bu bir başlanğıc…
Başımızı seçime katarak bir çok olaylara imza atacaklar.
Türkiye seçime gedir… Şimdi bildinizmi bu seçim bizim için neden çok önemli! Azerbaycan ve Türk Dünyası için önemli! Bizi yenemezlerdi, Türk ve Vatan kavramının içini boşaltmasaydılar. Biz kendimiz olduğumuzda güclü oluruz! O zaman Roma Papası bile karşımızda diz çöküb, özür diliyor… Tıpkı Katalan savaşında Papa Leo`nun Tanrı`nın kırbacı Atilla`nın karşısında diz çökdüğü gibi…

Comments are closed.